Türkiye Cumhuriyeti’nin temeli kültürdür sözü

Türkiye Cumhuriyeti’nin temeli kültürdür sözü

Atatürk’ün “Türkiye Cumhuriyeti’nin temeli kültürdür” sözü bir hakikati ifade etmektedir. Cumhuriyet, her şeyden önce bir kültür inkılâbıdır. Atatürk Osmanlı modernleşme hareketlerinden beri çeşitli şekillerde süregelen kültür-medeniyet ayrımını reddederek radikal bir batılılaşmayı ve onun üzerinde yükselecek millî bir kimliği kültür inkılâbıyla gerçekleştirmek istemektedir. İnkılâbı eski müesseseleri gerekirse zor kullanarak ortadan kaldırmak ve yeni müesseseler kurmak olarak tanımlayan Atatürk, Cumhuriyet inkılâbını da bu şekilde gerçekleştirmiştir. Toplumun içindeki geleneksel-modern ayrımına son veren ve geleneksel kurumları ortadan kaldıran Cumhuriyet inkılâbı, yeni modern kurumlar inşa etmiştir. Türkiye Cumhuriyeti ülkedeki farklı hukukî yapıyı kaldırarak mülkî esasa uygun üniter bir hukukî yapıyı gerçekleştirmiştir. Bu şekilde dış müdahalelerin önüne geçilmiş ve toplumsal meseleleri çözemeyecek geleneksel hukukun yarattığı engeller aşılmıştır. Bu şekilde modern hukukun temel kavramı olan eşitlik, vatandaşlık temelinde mümkün olabilmiştir. Önce medenî hukukta sağlanan eşitlik daha sonra siyasî alana da taşınmış ve kadınlar her bakımdan erkeklerle eşit hale getirilmiştir. Kadınlara eğitimde sağlanan fırsat eşitliğiyle, bu kanunî düzenlemelerin sözde kalmadan uygulanabilmesinin yolu açılmıştır.

Eski kültürün yerine millî ve modern bir kültür inşa edebilmek için hukukî değişiklikler ve yaygın eğitim yanında yeni kurumlar da oluşturulmuştur. Bu kurumların en önemlileri Türk Tarih Kurumu ve Türk Dil Kurumudur. Böylece ilmî verilere dayanan ve sürekli araştırmalarla beslenen güçlü, modern bir Türk kimliği oluşturulmak istenmektedir. Bu şekilde tespit edilen tarih, dil ve kültür görüşü Millî Eğitim Bakanlığı marifetiyle topluma aktarılacaktır.

Yeni kültürün topluma aktarılarak benimsetilmesi için eğitim alanında inkılâplar yapılmıştır. Önce eğitimde ikiliğe son verilerek tevhid-i tedrisat kanunu çıkarılmıştır. Sonra kadınların eğitim hakkından eşit bir şekilde yararlanması sağlanmıştır. Eğitim kurumlarının yaygınlaştırılmasına ve bunun için de öğretmen yetiştirilmesine öncelik verilmiştir. Üniversite eğitiminin yaygınlaştırılması ve iyileştirilmesi için de üniversite reformu yapılmıştır.

Atatürk’ün Cumhuriyet’in temeli olarak gördüğü kültüre belki bunlar kadar mühim hizmeti de, bu inkılâbın yapılabileceği ve yaşayabileceği iç ve dış siyasî şartları inşa etmiş olmasıdır. Atatürk “Yurtta barış, dünyada barış” politikasının samimi bir uygulayıcısı olarak kültür inkılâbının yürüyebileceği, Cumhuriyet kurumlarının ve vatandaşlarının gelişip serpilebileceği bir siyasî iklim yaratmıştır. Çağının komünizm, faşizm, nasyonel sosyalizm gibi totaliter ideolojilerine kapılmayan pragmatizmi ve nihai hedef olarak demokrasi idealini benimsemesiyle Atatürk “fikri hür, vicdanı hür” nesillerin yetişmesini temin etmiştir.

Atatürk’ün ölüm döşeğindeyken hazırladığı ve Başbakan Celal Bayar tarafından 1 Kasım 1938’de TBMM’nin açılış konuşmasındaki sözleri kendisinin kültür konusundaki kararlılığını sergilemektedir:

“Yüksek tahsil gençlerini istediğimiz ve muhtaç olduğumuz gibi millî şuurlu ve modern kültürlü olarak yetiştirmek için İstanbul Üniversitesinin tekâmülü, Ankara Üniversitesinin tamamlanması ve Şark Üniversitesinin yapılan etütlerle tesbit edilmiş olan esaslar dairesinde, Van gölü civarında kurulması mesaisine hızla ve önemle devam edilmektedir.

“Geçen sene tecrübelerinin ümit verici mahiyette olduğunu kaydettiğim eğitmen okulları çok iyi neticeler vermiş ve eğitim kadrosuna bu yıl 1500 kişi daha ilâve edilmiştir. Önümüzdeki yıllar içinde bu miktarın artırılacağı şüphesizdir.

“Türk Tarih ve Dil Kurumlarının çalışmaları takdire lâyik kıymet ve mahiyet arzetmektedir. Tarih tezimizi reddedilmez delil ve vesikalarla ilim dünyasına tanıtan Tarih Kurumu memleketin muhtelif yerlerinde yeniden kazılar yaptırmış ve beynelmilel toplantılara muvaffakiyetle iştirak ederek yaptığı tebliğlerle ecnebi uzmanların alâka ve takdirlerini kazanmıştır.

“Dil Kurumu en güzel ve feyizli bir iş olarak türlü ilimlere ait Türkçe terimleri tesbit etmiş ve bu suretle dilimiz yabancı dillerin tesirinden kurtulma yolunda esaslı adımını atmıştır.

“Bu yıl okullarımızda tedrisatın Türkçe terimlerle yazılmış kitaplarla başlamış olmasını kültür hayatımız için mühim bir hâdise olarak kaydetmek isterim.”

kaynak

atatürkün bir sözünün açıklaması

button, Türkiye Cumhuriyeti’nin temeli kültürdür sözü

Etiketler:

Yorum yapın