anne ile ilgili yazılar

Hepsi Ödenmiştir

Küçük oğlu annesine geldi ve ona kağıdı uzattı.
Annesi ellerini önlüğüne kuruladıktan sonra kağıdı okumaya başladı;

Çimleri biçtiğim için 5 ytl
Odamı temizlediğim için 1 ytl
Alışverişe gittiğim için 50 ykr
Küçük kardeşime baktığım için 25 ykr
Çöpü attığım için 1 ytl
İyi bir karne getirdiğim için 5 ytl
Bahçeyi temizlediğim için 2 ytl

Toplam borç 14 ytl, 75 ykr

Anne, umutla kendisine bakan oğulun elinden kağıdı aldı
ve kağıdın arka yüzüne şunları yazdı;

Seni 9 ay karnımda taşıdım BEDAVA
Hasta olduğunda başında bekledim, elimden geleni yaptım,
senin için dua ettim BEDAVA
Yıllar boyu değişik nedenlerle senin için gözyaşı döktüm BEDAVA
Senin için geceler kaygı duyup, uykusuz kaldım BEDAVA
Oyuncaklarını topladım, yemeğini hazırladım
giysilerini yıkadım, ütüledim BEDAVA YAVRUM

ve bunların hepsini topladığın zaman
gerçek sevginin bedelinin olmadığını görürsün,
bedavadır çünkü…

Oğul annenin yazdıklarını okuyunca gözleri doldu.

Annesine baktı, “Anneciğim seni seviyorum” dedi
ve kalemi alarak bu kağıda
“HEPSİ ÖDENMİŞTİR” yazdı

coffiner:
TANRI en güvndiği meleği çağırıp, hazırladığı anne modeli hakkında onun
fikrini sormuş.

Melek gördüğünü beğenmemiş.

Çok çalıştınız yüce efendimiz, artık ne yaptığınızı bilemez hale geldiniz.
Şuna bakın! Bütün hastalıkları iyileştiren özel bir öpücük ve yemek
pişirmek, çamaşır yıkamak, ütü yapmak, okşamak,tutmak, temizlemek için altı
çift el yapmışsınız. Bu iş yürümez!

Sorun ellerde değil.” Diyekarşılık vermiş Tanrı, aslında üç çift göz
koymalıydım: Kapalı kapılar ardında da olsa çocuğunu görmesi ve onu açık
pencerelerden koruması için bir çift göz; ona iyi terbiye verebilmesi için
ciddi ciddi bakan, ödün vermez bir başka çift göz ve ne kadar işi olursa
olsun, bitmez tükenmez sevgisini ve şefkatini sürekli olarak
yansıtabileceği
üçüncü bir çift göz!

Melek biraz daha dikkatle incelemiş, anne modelini. Peki bu ne böyle?”

kendi kendini iyileştirme önlemi. Çünkü onun hastalanmaya vakti olmayacak,
kocasıyla, çocuklarıyla, eviyle uğraşması gerekecek.

Bence siz biraz dinlenseniz iyi olacak”, demiş melek. Dinlenip,
sakinleşip iki kolu iki gözü olan standart bir model üzerine çalışsanız çok
daha iyi olacak.

” Tanrı, meleğe hak vermiş, biraz dinlendikten sonra , anneyi normal bir
kadın haline getirmiş. Ama meleğe şöyle demeden de edememiş:

”Onun içini çok büyük bir azimle doldurmalıyım. Bu azim, öylesine büyük
olmalı ki, altı kolu, üç çift gözü ve kendi kendini iyileştirme sistemi
varmış gibi davranmalı. Yoksa görevlerini yerine getiremez, yükün altından
kalkamaz.

Melek modeli incelemiş. Bu kez Tanrı’nın başardığına kanaat getirmiş. Ama
birden bir sızıntı fark etmiş: Galiba siz, bu modelin içine yine çok fazla
şey doldurdunuz. Kadının içi boşalıyor.

Hayır boşalmıyor. Bunun adı gözyaşı.”

Ne işe yarar?”

Sevincini, hüznünü, düş kırıklığını, acısını, gururunu, mutluluğunu,
coşkusunu ifade etmeye yarar.”

Siz büyük bir mucitsiniz!” diye heyecanla bağırmış melek, modelin tek
eksiği buydu, şimdi tamamlanmış oldu.”

Tanrı buruk bir sesle yanıt vermiş: Onu ben koymadım. Parçaları
birleştirdiğim zaman, gözyaşı kendiliğinden ortaya çıktı.”
|Ayşe|:
Nuray;4.sınıf öğrencisiydi.Derslerine severek çalışır,okula büyük bir istekle giderdi.Okul çıkışı doğru eve giderdi çünkü okulda annesini özlerdi.Annesine çok değer verir onu çok severdi.
4.sınıfın ilk dönemi bitmiş,tatile girilmişti.Nuray;taktir aldığı için ailesi onu İstanbula tatile göndermişlerdi.Ancak o birtürlü mutlu olamıyordu.Çünkü annesini özlemişti.Hemen geri dönmek istiyordu.Annesiyle telefonda konuşurken dayanamayıp ağlamaya başladı ve annesine onu çok özlediğini ve geri dönmek istediğini söyledi.Kızının üzülmesine dayanamayan annesi geri dönmesini söyleyince çok sevindi Nuray çünkü annesine kavuşacaktı.Hemen toparlanmaya başlamıştı ki telefon yeniden çaldı.Arayan Nuray’ın babasıydı.Nuray’ın dönmemesini çünkü annesin oraya geleceğini söylüyordu.Bunu duyunca daha da sevindi Nuray çünkü böylelikle hem güzel bir tatil yapacak hemde annesi yanında olacaktı.
Tatil çok güzel ve eğlenceli geçiyordu.Nuray çok eğleniyor ve yeni yerler keşfediyordu.Oldukça mutluydu.Fakat bu mutluluğu fazla uzun sürmedi.Birgün annesinin başı dönmeye başladı ve düşüp bayıldı.Herkes annesini iyi olduğunu,sadece bayıldığını anlatmaya çalışıyordu ama Nuray dinlemiyordu onları.Annesi yeniden gözlerini açana kadar hep ağladı.Annesi gözlerini açtığında ise sevinçle onu küçük kollarının arasına aldı.
O günden sonra annesi sık sık bayılır olmuştu.Bu bayılmaların sebebini merak eden halası ve annesi hastahaneye gitmişlerdi.Doktordan geldikten sonra sebenin kansızlık oldunu söylemişlerdi Nuray’a.
Eve dönüş vakti gelmişti.Geçirdiği güzel günler için halasına ve kuzenine teşekkür edip dönüş yolunu tutmuştular.Artık evindeydi Nuray.Evini,arkadaşlarını,babasını özlemişti.Eviyle ve babasıyla hasret giderip hemen arkadaşlarının yanına koştu.Onlara tatilde gördüğü yerleri ve öğrendiklerini anlattı,arkadaşları da o yokken neler olup bittiğini.Ama onların anlattıkları hep aynıydı.
Eve dönmeleri annesinin bayılmalarını değiştirmemişti,aksine annesi daha sık bayılır olmuştu.Zaman geçtikçe annesi zayıflamaya başlamıştı,yemek yiyemiyor ve yataktan kalkamıyordu artık annesi.Annesi yataklara düşmüş,evin bütün sorumluluğu Nuray’a kalmıştı.
Gün geçtikçe annesi daha da kötüye gidiyor,bu durumda en çok Nuray’ı üzüyor ve yine en çok onu etkiliyordu.Hem okula gidiyor,hem annesine bakıyor,hemde evin bütün işlerini tek başına yapıyordu.Annesine büyük bir sevgi ve şevkatle bakıyor,bütün isteklerini yerine getirmeye çalışıyordu.Çok yoruluyordu ama annesinin sıcak bir gülümseyişi ,tatlı bir öpüşü bütün yorgunluğunu alıyordu.Okuldan doğru eve geliyor,yemeği,temizliği yapıyor annesinin karnını doyuruyor ve derslerine çalışıyordu.Arkadaşları onu oyun oynamaya çağırdğında içinden hep gitmek geliyor ama sorumluluklarını bildiği için hiç gitmiyordu.
Annesinin yakında onu bırakıp gideceğini anlıyordu artık.Ama bunu kendine bile söylemeye,aklına bile getirmeye korkuyordu.Annesi olmadan ne yapar,nasıl yaşardı.Kime sarılıp annem diye öperdi,sonra annesinde duyduğu o kokuyu kimde duyardı?
Ancak çok geçmeden annesin ölümüne saatler kaldığını anladı.Halası ve yengesi ondan kefenlik isteyince kendisini tutamadı ve bağırmaya başladı;”siz ne sanıyorsunuz,annem ölmeyecek benim.O hep benimle olacak.Siz girin o kefenliğe,annem girmeyecek”.
Ağlayarak kaçtı evden,oysa söylediklerine kendisi de inanmıyordu.Akşam olunaca babası halasında kalmasını söyledi.O kadar yorgun ve üzgündü ki itiraz edemedi.Halasına gitti,yatağa girdi ama gözüne uyku girmiyordu,annesini düşünüyordu.Sabaha karşı içinin geçtiği sırada babasının telefon konuşmasıyla uyandı.O an gözleri yaşlarla doldu.Artık annesi yanlarında değildi,anladı bunu.Hemen babasının yanına koştu.Babası onu teselli etmeye çalışıyordu ama nafile,dinlemiyordu babasını.Eve koştu ve annesinin yattığı odaya girdi ama annesi yoktu.Yan odaya geçti ve o an donup kaldı;yerde,üzerine beyaz bir çarşaf örtülmüş ve karnının üzerinde bir makas.Hemen koştu başucuna ;çarşafı araladı,sonra tamamen açtı.Evet orda yatan annesiydi.Gözleri karardı,karnında bir boşluk hissetti ve uyandığında kendini halasının kolları arasında buldu.Ağlıyor,ağlıyor,ağlıyordu.Kimseye tek kelime etmeden annesinin –gözleri açık-yüzüne bakıyordu.Sonra oradan alıp yıkamaya götürdüler annesini.Nuray’da onlarla beraber gitti.Annesinin kapanmak bilmeyen gözlerine kenetlenmiş gözleri ve aklında annesinin sözleri-ölürsem gözlerim senin için açık gidecek-öylece oturuyordu.Yıkadılar annesini ve kefene sarıp tabutla götürdüler çok uzaklara.O an Nuray anladı gidenin sadece annesinin bedeni olduğunu,ruhu ise biryerlerden onu izliyordu.
Günler,haftalar hatta yıllar geçti.Nuray azalmak bilmeyen özlemle hala annesine kavuşmanın hayaliyle yaşıyor.Annesinin kokusunu çok özlüyor.Her gece annesinin başörtüsünü koklayıp,resmiyle dertleşiyor…

elinizdeyken değerini bilin annenizin…

anne hakkında hikayeler

anne ile ilgili yazılar

button, anne ile ilgili yazılar

Etiketler: , , ,

Yorum yapın