‘Takvim’ olarak etiketlenmiş yazılar

1 ocak 1926 tarihinde hangi takvim kullanılmaya başlamıştır

Perşembe, 26 Mart 2009

1 ocak 1926 tarihinde hangi takvim kullanılmaya başlamıştır

1 Ocak Takvim ve saatte yapılan değişiklik yürürlüğe girdi (1926).
Türkiye 1926 yılında “Gregoryen Takvim”i kullanmaya başladı.
1 Ocak günü, 1926 yılından bu yana Türkler için yeni bir yılın başlangıcıdır
SocialTwist Tell-a-Friend

anaokulu takvim faaliyeti -yusuf pakiş’ten

Cuma, 13 Mart 2009

okul öncesi,anaokulu takvim faaliyeti ,çalışması yusuf pakiş’ten

merhaba ben  pakiş..şuan 9 yaşındayım…büyük çamlıca kolejinde 3cü sınıfa gidiyorum..Anaokuluna giderken yaptıgım sizlerle paylaşmak istedim..

Photobucket

SocialTwist Tell-a-Friend

hicri takvim ingilizce

Çarşamba, 11 Mart 2009

hicri takvim ingilizce

Islamic Calendar

The Islamic calendar start with the Hijra (or Hegira) in 622 AD, when Muhammad (p.b.u.H) and his followers migrated from Mecca to Medina in order to escape persecutions. Unlike the Gregorian (or Julian) calendar which is based on solar months, the Islamic calendar is based on lunar months; One turn of the moon around the earth is one year.

In the Islamic calendar there are 12 months: Muharram (Muharrem in Turkish), Safar (Sefer), Rabi’ al-awwal (Rabiyülevvel), Rabi’ al-thani (Rabiyülahir), Jumada al-awwal (Cemaziyülevvel), Jumada al-thani (Cemaziyülahir), Rajab (Recep), Sha’aban (Şaban), Ramadan (Ramazan), Shawwal (Şevval), Dhu al-Qi’dah (Zilkaade), Dhu al-Hijjah (Zilhicce). Each of these months are about 29,5 days long and thus one year is completed with 354 days. Therefore, six of the months are considered 29 days, and the other six 30 days, alternated of course. In order to define which one will be 29 days and which one 30, the moon phases are considered.

But the real Lunar month is exactly 44 minutes and 3 seconds longer than 29,5 days, so that makes each year of 354 days 8 hours 48 minutes 36 seconds. Every 30 years this difference will cumulate and will be 11 days 0 hours 18 minutes 0 seconds. Therefore, in order to synchronize the gap, in a 30-year period there will be a total of 19 years which will be 354 days long and other total of 11 years will be 355 days long (leap years). During the leap years, this extra day is added to the last month of the year (Dhu al-Hijjah month). Making these adjustments, time and day differences are synchronized, and only every 2400 years you have to add one extra day to the year.

The average length of an Islamic year is calculated from the day’s distribution over the years: (19×354 + 11×355) / 30 = 354 days 8 hours 48 minutes. The solar calendar we use today is approximately 365 days 5 hours 48 minutes long, so a lunar calendar is 10 days 21 hours shorter. According to this, 1 lunar year = 0,9702 solar year, or 1 solar year = 1,0307 lunar year. And because the Hijra was on 15th of July 622, there is a phase difference of 621,536 years between these two calendars. For example, if you’d like to find to what date the 1st of January 2008 equals in the Islamic calendar, you should do: (2007 – 621,536) x l,0307 = 1427,9977. It means that 1427 years have already passed from Hijra so it will be the year 1428. Of course, this calculation was made based to January 1st 2008 and the math gave us the number 1427,9977 (almost 1428), so we’re already in the year 1429 of Hijra at the moment (until December 28th, 2008). Starting from 29th December 2008, the Hijra year will be 1430.

The Islamic calendar is also named as Muslim calendar, Hicri calendar, and Qamari (Kameri) calendar in different parts of the Islamic world. It’s used by Muslims to determine the proper day on which to celebrate Islamic holidays and important religious days. Since a lunar year is 11 days shorter than the solar year, Islamic holidays shift 11 days earlier each solar year. For example, in 2008 Ramadan holiday (Eid-ul-Fitr) started on September 30th, in 2009 it will start on the 20th, in 2010 on the 9th, in 2011 on August 30th, and so on. In Turkey we use Julian calendar which was implemented in 1925 during the reforms of Ataturk.

kaynak

SocialTwist Tell-a-Friend

celali takvim ne zaman icat edilmiştir ?

Cumartesi, 28 Şubat 2009

İran Takvimi

Vikipedi, özgür ansiklopedi

Takvimler

g t d
Genel kullanım Çin (12 Hayvanlı) · ISO · Astronomik · Hicri · Hicri Şemsi (Rumi · Celali) Jülyen · Gregoryen
Takvim Türleri
Ay-güneş · Güneş · Ay

Özel kullanım Ermeni · Bahá’í · Bengali · Berber · Budist · Koptik · Etiyopya · Cermenik · Yahudi · Hindu · Hint · İran · İrlanda · Japon · Javan · Juche · Kore · Malayalam · Maya · Minguo · Nanakshahi · Nepal · Nepal Sambat · Tamil · Tayland (AyGüneş) · Tibet · Vietnam· Yoruba · Zoroastrian
Takvim Türleri
Özgün Jülyen · Runic

İran Takvimi (Farsça: تقویم هجری شمسی؛ گاهشماری هجری خورشیدی), Büyük Selçuklularda Celaleddin Melikşah zamanında Fars bilim adamı ve şairi Ömer Hayyam tarafından eski İran takvimi esas alınarak Celali Takvim mali işlerde kullanılmak üzere hazırlanmıştır.

Güneş yılı esasına göre hazırlanan bu takvimde 21 Mart yılbaşı (Nevruz) olarak kabul edilmiştir. Bu takvim hava durumlarını da bazı yanılmalarla belirtir.

Artık yıl [değiştir]

Celali Takvim’de 33 yılda bir Artık yıl vardı ve günümüzde İran İslam Cumhuriyeti ve Afganistan İslam Cumhuriyeti‘nde kullanılan İran Takvimi’nde 128 yılda bir kez Artık yıl vardır.

Celali takvimi (Hicri Şemsi takvimi)’nin Farsça adları [değiştir]

Zaman aralığı1 Ay adı Burç Gün Notlar
21 Mart – 20 Nisan Ferwerdin فروردین Koç 31 Nevruz – Yılbaşı ve baharın başlangıcı
21 Nisan – 21 Mayıs Ordibeheşt اردیبهشت Boğa 31
22 Mayıs – 21 Haziran Hordâd خرداد İkizler 31
22 Haziran – 22 Temmuz Tir تیر Yengeç 31 Yazın başlangıcı
23 Temmuz – 22 Ağustos Mordâd مرداد Aslan 31
23 Ağustos – 22 Eylül Şehrivar شهریور Başak 31
23 Eylül – 22 Ekim Mehr مهر Terazi 30 Sonbaharın başlangıcı
23 Ekim – 22 Kasım Âbân آبان Akrep 30
22 Kasım – 21 Aralık Âzar آذر Yay 30
22 Aralık – 20 Ocak Daî دی Oğlak 30 Kışın başlangıcı
21 Ocak – 19 Şubat Behman بهمن Kova 30
20 Şubat – 20 Mart İsfand اسفند Balık 29 ya da 30 Artık yıl düzenine göre
1Yılın Gergoryen (Miladî) takvimine göre başlangıcı ilkbahar gün ve gece eşitliğinie göre birer gün değişebilir.

Buna göre 1 Ocak 2006 Miladî tarihi İran’ ın Hicrî Şemsî Takvimi’ ne göre 11 Dey 1384 gününe tekabül eder.

SocialTwist Tell-a-Friend

Osmanlılarda Takvim

Perşembe, 26 Şubat 2009
Osmanlılarda Takvim

Tarih boyunca, ya güneşin hareketleri, ya ayın hareketleri veya her ikisinin hareketlerine göre senenin tesbit olunduğu takvimler yapılmıştır. Şemsî sene, güneş senesi olup, yerkürenin güneş etrafında bir devir yaptığı zamanı ifade eder. 365,242 vasatî güneş günüdür. Kamerî sene; ay küresinin, yerküresi etrafında 12 kerre döndüğü zaman olup, 354,367 vasatî güneş günüdür. Güneş yılı, kamerî yıldan 10,875 gün daha uzundur. Tarih boyunca, bazı takvimler güneşin, bazı takvimler ayın, bazı takvimler de her ikisinin hareketleri esas alınarak hazırlanmıştır.
Hayatı ziraat üzerine kurulmuş bulunan Eski Mısır’da, bir yılı 12 ay ve 365 gün olan güneş takvimi kullanılırdı. Aylar 30 gün idi ve sonuncusuna 5 gün eklenirdi. Her gün de 12′şer saatlik iki kısma ayrılmıştı. Astronomide çok ileri olan Mezopotamya’da da ay-güneş takvimi kullanılırdı. 12 aydan müteşekkil 354 günlük yıla onbir günlük kısa bir ay eklenirdi. Bâbil’de ise üç yılda 33 günlük bir ay eklenerek yılbaşının hep 1 Nisan olması temin edilirdi. Bugün Türkiye ve Ortadoğu’da kullanılan güneş takvimi aylarının isimleri (Nisan, Temmuz, Teşrin, Şubat gibi) hep Bâbillilerden alınmıştır. Eski Türkler ve Çinliler ile Aztekler ay-güneş takvimini kullanırlardı. Her yıla bir hayvan ismi verilmişti. 12 yılda bir bu yıllar devir yapardı. Böylece yaşları ve tarihî hâdiseleri hatırlamak daha kolay olurdu. Süryânîler, Selefkos takvimi denilen ve dört yılda bir artıklanan güneş takvimini kullanırdı. Yunanlıların takviminin devamı olan bu takvimin başlangıcı, İskender’in generali Selefkos’un Bâbil’e giriş tarihi olan Mîlâddan Önce 312 yılı idi. Eski Roma’da 12 ay ve 354 günlük kamerî takvim kullanılır; mevsimlere göre kaymasını önlemek için iki yılda bir 22 veya 23 gün eklenirdi. Yılın ilk ayı Mart idi. Yahûdîler, insanlığın yaradılışı kabul ettikleri M. Ö. 3761 tarihini başlangıç tarihi alan bir güneş-ay takvimi kullanırlar. Yılın esası kamerî olmakla beraber, güneş yılı arasındaki farkı gidermek için yıllara her üç yılda bir ay eklenir.
Romalılar Roma’nın kuruluşu olan M. Ö. 312′yi başlangıç alan güneş takvimi kullanırdı. Roma’da kullanılan takvim üzerinde Julius Caesar’ın emriyle M. Ö. 46′da bir takım düzeltmeler yapılmış ve bu takvim Julyen Takvimi olarak tanınmıştır. Bir yıl, 365,25 gün olup, Mart ayından itibaren aylar dönüşümlü olarak 31 veya 30 gün sayılmış; son ay Şubat üç yıl 28, dördüncü yıl (kebîse=artık yıl) 29 sayılmıştır. Yılbaşı 1 Ocak idi. 532 senesinde Papa Dionysus, Hıristiyan âleminde bu takvimin esas alınmasını ruhânî konsile kabul ettirmiştir. Dionysus, Hazret-i Îsâ’nın doğum yılını (mîlâd) 753. Roma yılı olarak tesbit etmiş; takvimin başlangıcı bu tarih olmuştur. Bu takvime İslâm âleminde Mîlâdî Takvim denir.
Yıl uzunluğundaki küçük mikdar farkları, zamanla büyük fark meydana getirmiştir. Papa XIII. Gregorius zamanında bu fark 14 güne ulaşmıştır. 1582′de bu papanın emriyle yapılan düzeltme ile takvim 10 gün ilerletilmiş; o sene 4 Ekimin ertesi gün, 15 Ekim olarak ilan olunmuştur. Yılbaşı da 1 Ocak’a alınmıştır. (Fransa’da, yılbaşı 1563 senesinde kral X. Charles’ın emriyle 1 Nisan’dan 1 Ocak’a alınmıştı.) 400′e bölünebilen yıllar artık yıl kabul edilmiştir. böylece XX. asırda iki takvim arasındaki fark 13 günü bulmuştur. Bu değişiklik önce İtalya, Portekiz, İspanya ve Almanya’da kabul görmüş; İngiltere 1752, İsveç 1753, Japonya 1873, Çin 1912, Rusya ve Balkan ülkeleri 1918, Yunanistan 1923, Türkiye 1926′da Gregoryen Takvimi denilen bu takvimi kabul etmiştir.
İslâm dünyasında kullanılan takvim, öteden beri Arabistan’da kullanılan ay takvimidir (kamerî takvim). Kamerî esasa göre tesbit edilen bu takvimde, ay’ın dünya etrafındaki bir dönüşü ile bir ay sâbit olur ki bu da 29.53 gündür. Dolayısıyla bu takvimde aylar 29 veya 30 gün çeker. On iki ay bir hicrî seneyi teşkil eder. Yeni hilâlin görünmesiyle yeni ay başlar; görünmezse önceki ay 30 güne tamamlanır. Bunu kâdı şâhidlerin beyanına dayanarak ilân ederdi. Hakikatte ayın doğması ile görünmesi arasında bir gün oynayabileceğinden, hesabla bulunan tarih ile tatbikattaki değişebilirdi. Kamerî takvim, şemsî takvimden daha doğru ve hassastır. Artık gün ve yıl gibi bir mesele doğurmaz. Güneş ve ay tutulması günleri ile mehtablı geceler kolayca tesbit olunduğundan tarihî hâdiselerin tayini kolaylaşır; yine bu sebeplerle seyyahlar ve denizciler için çok elverişlidir. Ayrıca Ramazan ve Bayram günleri de, her sene güneş takvimine göre 11 gün evvel olduğundan, hep aynı mevsime rast gelmez. 33 senede bir kamerî takvim ile şemsî takvim aynı günde buluşur. Bu takvimde aylar, Muharrem (M), Safer ( S), Rebiülevvel (Ra), Rebiülâhir (R), Cemâzilevvel (Ca), Cemâzilâhir ( C), Receb (B), Şa’ban (Ş), Ramazan ( N), Şevval ( L), Zilka’de (Za), Zilhicce (Z) aylarıdır. Parantez içindeki harfler, Osmanlı vesikalarında bu ayları gösteren rümuzlardır. Gurre ayın ilk günü, selh son gününü ifade eder. Evâil, evâsıt ve evâhir ayın ilk, orta ve son on gününü gösterir.
Müslümanlar arasında sene tarihleri, halîfe Hazret-i Ömer’in emri ile hicretin 17. senesinde başlamıştır. Tarih başlangıcının, Hazret-i Peygamber’in Mekke’den Medine’ye hicret ettiği ve Medine devletinin kurulduğu senenin Muharrem ayının birinci günü olması, Sahâbe’nin söz birliği ile kabul edildi. Bu da, efrencî 622 yılının 16 Temmuz günü idi. İslâm dininde oruç, namaz, zekât, hac gibi ibâdetler ve ıddet gibi hukukî bütün muameleler, bu takvim esasına göre tesbit edilir. Tarih boyunca bütün İslâm devletleri bu takvimi kullanmışlardır.
İran’da İslâmiyet’ten evvel güneş takvimi (şemsî takvim) kullanılmaktaydı. Takvim 30 günlük 12 aydan teşekkül ederdi. 5 gün fazlalık sekizinci aya eklenirdi. Aylar burçların başına göre başlardı. Nevruz da denilen 20 Mart yılbaşı idi. Ayın her gününün ayrı bir ismi vardı. Yıl tam 365.25 gün çekmediği için, 120 yılda bir ayarlama yapılırdı. Bu sebeple Julyen takvimi kadar kullanışlı değildi. Selçuklu Sultanı Celâleddin Melikşah bunu ıslah ettirerek, güneş hesabına dayalı, ancak başlangıç yılı hicrete göre tesbit olunan bir takvim hazırlatmıştır. Buna hicrî şemsî takvim veya Celâlî Takvim denir. Bu takvimde 120 yılda bir ay değil, dört yılda bir gün artıklama yapılırdı. Böylece Celâlî Takvim, 3770 yılda bir gün hatâ verir. Gregoryen Takvimi’nde bu hatâ daha fazla olup 3330 yılda bir gündür. Dolayısıyla Celâlî Takvim, Gregoryen Takvimi’nden daha hassastır. Celâlî Takvimi üzerinde Türkistan şahı Uluğ Bey, İlhanlı hükümdarı Gazan Han, İran şahı Nâdir ve Hindistan şahı Ekber tarafından bir takım ıslâhat yapılmış olup, bugün İran, Hindistan ve Afganistan’da kullanılmaktadır. Nevruz 21 mart (şimdi 3 nisan) yılbaşıdır. Ay isimleri şöyledir: Ferverdin (30 gün), Ordibeheşt (31), Tir (30), Hordad (30), Şehriver (31), Mordad (30), Aban (31), Azer (30), Dey (31), Behmen (30), Esfend (31). Gün isimleri de şöyledir: Yekşenbe (Pazar), Düşenbe, Seşenbe, Ceharşenbe, Pençşenbe, Cuma, Şenbe.
Osmanlılar da önceki İslâm devletleri gibi hicrî kamerî takvimi kullandılar. Hicrî kamerî sene mevsimlere göre tayin olunmadığı için, vâridâtı ve askerî düzeni toprak hâsılâtına sıkı sıkıya bağlı bulunan Osmanlı Devleti’nde bazı sıkıntılara sebebiyet veriyordu. Çünki toprak mahsûlleri şemsî takvim esasına göre elde ediliyor; kamerî takvim ile arada 11 günlük bir fark bulunduğu için beytülmâl-i müslimîn (devlet hazînesi) zarara uğruyordu. Bunun üzerine 1089/1678 senesinden itibaren sadece malî hususlarda malî sene adıyla halkın Romalılardan alındığı için rûmî takvim dediği Julien takvimi kabul edilmiş; ancak yıllar yine hicret esasına göre hesab edilmiştir. 1205/1790 ve 1256/1840 tarihlerinden itibaren malî senenin kullanılma sahası genişletilerek bütün resmî evraklarda bu takvim kullanılmaya başlanılmış; hicrî takvim de bunun yanısıra kullanılmaya devam etmiştir. 1120 senesinden itibaren 33 senede bir yıl siviş yılı sayılarak atlanmış, 1120 rumî senesini 1122 rumî senesi takib etmiş, böylece her iki takvimde de yıllar aynı olmuştur. 1287/1870 yılında bu yapılmamış, böylece iki takvim arasında yıl farkı doğmuş ve bu fark giderek artmıştır. Osmanlılarda takvimle alâkalı işleri tesbit etmek üzere müneccimbaşı ve maiyeti vazife yapardı. Ayrıca büyük câmilerde muvakkithâne ve burada çalışan muvakkitler bulunur; ibâdet vakitlerini tayin ve ilan ederdi. Gün, 12 saatlik iki eşit kısma ayrılır; akşam güneşin batması ile saat her zaman 12 olup, gerekirse ileri veya geri alınırdı. Ayrıca Osmanlı ülkesindeki Yahûdî ve Ermenîlerin kendi aralarında kullandıkları hususî takvimleri vardı.
Osmanlı Devleti’nde, Gregoryen takvimini kullanan Avrupa ülkeleriyle aradaki 13 günlük farkı kaldırmak için 16 Şubat 1332 (29 Şubat 1917) rûmî gününü takib eden gün 1 Mart 1333 olarak tesbit olunmuştur. 1926 yılında resmî işlerde hicrî takvim bütünüyle kaldırılmış; mâlî (rûmî) takvim ise, yılı Avrupa ile aynı hâle getirilerek varlığını devam ettirmiştir. 1341 rûmî senesinin 10. ayı olan Kânunevvel (Aralık) ayının 31. gününü, 1 Kânunsâni (Ocak) 1926 gününün takip etmesi kararlaştırılmıştır. Böylece yılbaşı da mâlî işler hâriç olmak üzere, 1 Mart’tan 1 Ocak’a alınmıştır. Rûmî takvimdeki ay isimleri aynen muhafaza edilmişse de, 1944 yılında Teşrinievvel (İlkteşrin), Teşrinisani (İkinciteşrin), Kânunıevvel (İlkkânun), Kânunısâni (İkincikânun) isimleri, Ekim, Kasım, Aralık ve Ocak olarak değiştirilmiştir. Milâdî seneden 584 çıkarılırsa rûmî seneyi; rûmî seneye 584 eklenirse milâdî seneyi verir. Hicrî senelerin milâdî karşılıklarını bulmak biraz karmaşık hesapları gerektirmekte olup, bu hususta hazırlanmış cedvellere mürâcaat etmek iyi olur.

SocialTwist Tell-a-Friend